Motivasyon ve Özgüven
Motivasyon, öğrenmenin anahtar kavramlarından birisidir ve bu nedenle öğretim ortamlarında ihmal edilmemesi gerekmektedir.
Motivasyon, öğrencilerin yaratıcılıkları, öğrenme stilleri ve akademik başarıları üzerinde önemli ve etkili bir faktör olarak kabul edilmektedir. Motivasyonu etkileyen unsurlar olarak ise algılama yeteneği, çaba gösterme, gerçek hedeflere yönelme, göreve odaklanma, özgüven ve kendini-denetleme gibi becerilerin üzerinde durulur.
Güdülenmenin oluşumuna etki eden kaynaklar öğrencinin kişilik özeııikleri olabileceği gibi, güdülenme kaynağını dışarıdan da alabilmektedir. Bireysel özelliklere bağlı olarak kaynağın etkililiği elbette ki değişmektedir. Öğretmenlerin motivasyon kaynaklarını öğrencilerini güdüleyebilmek için öğretim sürecine katması kaçınılmazdır.
Doğada hiçbir nesne bir sebep olmadan kendi statik durumundan hareketli duruma geçemez. O halde insan organizmasının da hareket edebilmesi, davranışta bulunması için, doğa yasası gereği, birtakım sebepler olmalıdır. Bu sebepler insan organizmasının içinden veya dışından gelen bir basınç, bir dürtü, bir güdü, bir itme, bir uyarıcı veya uyarıcılar bütünü olabilir. İnsan organizmasını hareket veya tepki yapmaya iten sebep veya sebepler, aynı zamanda bu hareket veya tepkilere belirli bir yön, belirli bir hedef, belirli bir hızda tayin etmiş olurlar.
Problemin bir kısmı, öğrencileri gerçekten neyin motive ettiğini anlama eksikliğidir.
Motivasyon, genellikle, belli bir davranışı neyin uyardığına ve neyin devam ettirdiğine göre anlaşılır.
Kısaca, öğrenci her iyi davranıldığında, saygı gördüğünde, cesaretlendirildiğinde ve ödev anlamlı olduğunda, yüksek düzeylerde motivasyon kendiliğinden gelişecektir.
Bireyin verimli çalışmasını sağlamak ancak onu en iyi şekilde motive etmekle mümkündür (Garih, 2000: 10).



