Ana sayfa » Yeni Konular

SANATTA DEĞİŞEN SERGİ KONSEPTİ

Gönderen kişi | 07 Kasım 2019 – 11:45

Sanatın sergilenmesi sanatın kendisi kadar önemli bir parçayı oluşturur. Salon sergileri, sanatın sunumunu bir mekâna bağlamıştır. Bu durum 1700’ lü yıllarda Louvre Müzesin’ de düzenlenen bir sergi ile gerçekleşmiştir. Gelecek 200 yıl sanatçılar sadece salon sergileri ile kendilerini gösterecekleri alanlar bulabildiler. Fakat 1900’ lere gelindiğinde sanatçılar ile aktivist hareketler iş birliği ile  sanatı sıkışan kalıp içinden farklı bir konsepte evirdi. Sanatın hayatın içinde olması görüşü yaşamsal nesneleri salona taşıdı ve bir farkındalık yarattı. (Bu konuya –Sanatta yeni uygulamalar-yazımızdan ulaşabilirsiniz.)

sergi konseptiLouvre Müzesi – Paris

1980’ li yıllara kadar Türkiye’deki sanat ortamı geleneksel düzeni korumuştur. Fakat 1990’ lı yıllara gelindiğinde; artık Türkiye’de yurtdışına çıkışların geri dönüşü alınmaya başlamış ve sergi alanı dahil olmak üzere değişimler kendini göstermiştir. Bu yıllarla birlikte geleneksel modern ile birleştirilmiştir. 2000’li yıllarda ise artık sanat alanı tarihsel mekanlarından çıkıp şehirle birlikte yaşamaya başlamıştır. Bu başlangıçla birlikte sanat kamusal alanda görünürlüğünü artırmıştır.  Kamusal alanda yani parklarda, okulda, sokaklarda gerçekleştirilen sanatsal eylemler ‘’yeni tip’’ kamusal sanat olarak adlandırılmıştır. Yeni tipte çağdaş sanatın görünürlüğü yanında katılımcılıkta yer almaktadır. Bu sayede sanata kamusal alandaki her birey izleyici konumuna geçer. Sanat herkes için mümkündür, ilkesini karşılar ‘’Public Art’’ olarak geçen kamusal sanat.

public art

Bulut Kapısı – Chicago

2000’ li yıllarda ülkemizde kamusal sanat olarak 1.ve 2. İstanbul Yaya Sergileri ve Buradan Çok Uzakta Bir Kamusal Alan sergisi yapılmıştır.

1.ve 2. İstanbul Yaya Sergileri, ilki küratörlüğünü Fulya Erdemci’nin yaptığı ve Nişantaşı’nda gerçekleştirilen serginin İstanbul’ da popüler bir semttin özellikle tercih edildiğini belirtmiştir. Serginin 2.sinde mekân olarak Karaköy seçilmiş ve hitap edilen kesim daha da artırılmıştır.

Bir diğer kamusal alan sergisi ise "Buradan çok uzakta" ismi ile Döne Otyam küratörlüğünde 2006 yılında Ankara Tren Garı’ nda gerçekleştirilmiştir. Bu sergide kaçışlar, gidişler, kayboluşlar, yolculuk temalarına dikkat çekilmek istenmiş ve mekân olarak gar seçilmiştir.

buradan-çok-uzakta-sergisi

Günnur Özsoy Buradan çok uzakta, 2006 Ankara Tren Garı

Bir diğer kamusal alan sergisi, Kent’e Sanat Projesi’ dir.  Bu projede sanatçılarımızın Avrupa Birliği kültür fonlarıyla yurtdışına gönderilmeleri orada açtıkları sergiler ile Avrupa Birliği üniversiteleri arasındaki değişim programları bir ağ oluşturmuştur. 2009 yılında İstanbul merkezli birçok türk ve yabancı öğrenci, akademisyen, üniversitenin içinde olduğu 34 proje yapılmıştır.

İstanbul Bienali Kapsamında Mekânsal Dönüşüm: Gelenekselden Çağdaşa Geçiş, 1990 yılından bu yana devam eden bienal kapsamında İstanbul merkezli birçok sanatsal proje düzenlenmiştir. Tema olarak mekan seçimleri, tarihi, geleneksel ve modern mekanlar olarak kategorize edilmiş ve eserler bu kategorizasyona göre yerleştirilmiştir. Seçilen eserler bienallerin konseptlerine göre mekanların lokasyonunu, kullanım şeklini ve mimarisini yansıtmıştır.

Sonuç olarak baktığımızda kamusal sanat Ülkemizde son 20 yıldır etkinliğini göstermekte ve dünyadan oldukça gerideyiz. Yeni sanat anlayışı artık sanatın beyaz küpü olmamaktadır. Her yer sanatın mekanıdır.

 

Tags: , , , , ,

Bir yorum yazın

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

Aklınızdan geçenleri söyleyin...

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.